istanbul
Install Theme

Ağır çelik parçaları tuta tuta alışmışım sıkıca kavramaya,ne zaman çocuğu kucağına alsam ağlıyor.
-istanbulda bir plastik kalıpçısı

Deniz?
Deniz oralı değil: Yineleyip duruyor kendini.
Bakıyor o:
Yakasını bırakmayan tanıklığına du¨nyanın

Üzgünüm, ben imparator olmak istemiyorum. Bu benim işim değil. 
Hükmetmek ya da işgal etmek istemiyorum. herkese yardım etmek istiyorum. yahudi, katolik, siyah, beyaz… hepimiz birbirimize yardım etmek istiyoruz. Diğerlerinin mutluluğu hepimizi mutlu ediyor. Hiç kimseden nefret etmiyoruz, hiç kimseyi aşağılamıyoruz. Bu dünyada herkese yer var. Bu dünyada herkesi doyuracak kadar zenginlik var.

Hayat hür ve güzel olmalı.

Biz doğru yoldan çıktık. iktidar hırsı insan ruhunu zehirledi. Nefret duvarları ördü. Bizi mutsuzluğa ve insan kıyımına mahkum etti. Hızı keşfettik ama yerimizde sayıyoruz. Makineleşme bolluk yerine yokluk getirdi. Bilgimiz bizi saygısız ve yobaz yaptı. Çünkü düşünüp az hissediyoruz. Makineden çok insanlığa ihtiyacımız var. Beceriden çok iyiliğe ihtiyacımız var. Aksi takdirde şiddet galip gelecek ve hayat yok olacak.

Uçak ve radyo bizi birbirimize yaklaştırdı. Bu icatların temelinde iyilik, kardeşlik ve beraberlik var. Şu anda sesimi milyonlarca insan duyuyor.

Umutsuz kadın erkek ve çocuklar. masum insanlara işkence yapan, onları hapse atanlar. Bir sistemin kurbanı olanlar beni duyanlara sesleniyorum. 
Umutsuzluğa kapılmayın. Mutsuzluğumuzun sebebi hırslı kişilerin insanlığın ilerlemesinden korkmasıdır. Nefret geçer, diktatörler ölür. Halktan aldıkları iktidar halka geri döner.

İnsanlar ölür, hürriyet ölmez.

Askerler! 
zorbalara itaat etmeyin. Onlar sizi eziyor. Düşüncelerinizi, hislerinizi ve hareketlerinizi planlıyor. Sizi koyun yerine koyuyorlar. İnsanlıktan çıkmış, beyni ve kalbi makineleşmiş kişilere teslim olmayın. Siz ne makine ne koyunsunuz. Sizler insanlarsınız. Kalbinizde insanlara aşk besliyorsunuz. Sizde nefret yok, sevilmeyen insan kin besler.

Askerler! 
Esirlik için değil, hürriyet için savaşın. Değerli luke’ün dediği gibi: “Cennetin kapıları insana açıktır.” bir kişiye, birbir gruba değil, herkese açıktır. Güç sizin, siz halkın elindedir. Makine ve mutluluk yaratma gücü. bu güçle yaşamı hür ve güzel yapın. Harika bir maceraya dönüştürün.

Demokrasinin verdiği bu gücü kullanmalıyız.birlikte harika bir dünya yaratalım. Herkese iş sağlayan, gençlere umut, yaşlılara garanti veren bir dünya. Yobazlar bunları vaat ederek iktidarı aldılar. yalan söylediler, zaten asla sözlerini tutmazlar. Diktatörler kendi hırsları için halkı köleleştirir.

Biz bu vaatleri yerine getirmek için savaşalım. dünyayı kurtaralım, milli engelleri yok edelim. hırs, kin ve yobazlığı yürürlükten kaldıralım. Aklın idare ettiği bir dünya için savaşalım. bilim ve ilerleme herkese mutluluk getirir. Askerler demokrasi uğruna birlik olalım.

Hanna! 
Beni duyuyor musun? 
Neredeysen gözlerini aç. Bulutlar dağıldı, güneş açıyor. 
Karanlıktan ışığa çıkıyoruz. yeni bir dünya kuruluyor: Dost bir dünya. insanların nefret ve hırslarından kurtulduğu bir dünya. 
Yukarıya bak, insan ruhunun kanatları var. Uçmayı öğrendi. gökkuşağına doğru uçuyor. Umuda, yarınlara doğru uçuyor. Parlak yarınlar herkesin olacak. 
Senin benim ve hepimizin. 
Yukarı bak Hanna.

sonunda kitapsız bir imam oldum çıktım
-selman bulut

Sen tüm kentten daha yalnızdın. Okyanus gibi bir yalnızlık…

-Kendinden bahsetsene biraz..
+yazım gittikçe bozulur benim

Göç, içimizedir.

Cahit Zarifoğlu 

(Source: devrimcan)

Sorun da buydu işte. Asla güzel ve huzurlu bir yer bulamıyordunuz, çünkü böyle bir yer yoktu.

….çocuk yatıyor, adam çocuğu uyutmak için masal okuyor….

“Cırcır Böceği ile Karınca”

Başlıyoruz.

“Bir zamanlar, bir cırcır böceğiyle karınca varmış.

Karınca çok çalışkanmış

cırcır böceği ise çok tembel. Karınca işlerini yaparmış,

cırcırböceği ise uyur ve şarkı söylermiş.

Zaman geçmiş. Karınca bütün yaz çalışıp durmuş.

Kış için hazırlık yapmış ve kış geldiği zaman

cırcır böceği soğuktan ve açlıktan ölüyormuş.

Karıncanın ise her şeyi varmış.”

Karınca gerçek bir piç kurusu!

“Cırcır böceği karıncanın kapısını çalmış,

ve karınca ona demiş ki, ‘Cırcır böceği,

benim gibi çalışmış olsaydın

şimdi üşümezdin ve aç olmazdın.’

Ve kapıyı açmamış!”

Bunu kim yazmış?

Çünkü aslında böyle değil!

Karınca bir piç kurusu.

Ve bazılarının, neden doğuştan cırcır böceği olduğunu da anlatmıyor.

Çünkü öyleysen bittin demektir.

Bunu söylemiyor.

bir toplumdaki marjinal ve güçsüz gruplara kötülük etmek,günahkeçileri üretmenin her zaman çok uygun bir yöntemi olmuştur.

-rana kabbani

Bir hayatı,ısmarlama bir hayatı bırakıyorum
görenler üstünde iyi duruyor derdi her bakışta

chema madoz is a surrealist photographer whose work i’ve seen floating around the interwebs but never knew who was behind them. his work stoof out to me because it was funny and clever, which is a unique quality for surrealism.

(Source: karenweston, via ideascaserra)